Elmanın İngilizcesi nasıl yazılıyor ?

Murat

New member
Elmanın İngilizcesi Nasıl Yazılır? Küçük Bir Kelime, Kocaman Bir İngilizce Macerası

İtiraf ediyorum: İngilizce öğrenirken insanın karşısına öyle kelimeler çıkıyor ki, insan bir anlığına hayatı sorguluyor. “Elma” mesela. Dünyanın en sıradan meyvelerinden biri. Kahvaltıda tabağa koyuyoruz, çantaya atıyoruz, çocuklara veriyoruz, bazen de masanın üzerinde unutup üç gün sonra “Bu neden hâlâ burada?” diye bakıyoruz.

Sonra İngilizce öğrenmeye başlıyoruz ve karşımıza şu çıkıyor:

Apple.

Evet, gerçekten apple.

Buraya kadar kolay. Fakat işin komik tarafı şu: İngilizcede en temel kelimelerden birini öğrenirken bile telaffuz, cümle yapısı, çoğul kullanımı, artikeller ve farklı ifadeler devreye giriyor. Yani masum bir elma, bir anda İngilizce dersi açabiliyor.

Peki “elma” İngilizcede nasıl yazılır?

Cevap net: apple.

Cambridge Dictionary de “apple” kelimesini /ˈæp.əl/ şeklinde telaffuz edilen bir isim olarak verir ve kelimenin kırmızı, yeşil veya sarı kabuklu, beyaz etli yuvarlak bir meyveyi ifade ettiğini belirtir. Merriam-Webster da kelimeyi aynı şekilde apple olarak tanımlar.

Ama gelin, sadece kelimeyi öğrenip kaçmayalım. Çünkü “apple” kelimesi İngilizcede tahmin edilenden çok daha ilginç bir yolculuğa sahip.

Apple Nasıl Yazılıyor? Cevap: A-P-P-L-E

Öncelikle kelimeyi harflerine ayıralım:

A - P - P - L - E

Yani:

Apple = Elma

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, kelimenin ortasında iki tane “p” bulunmasıdır.

Bir “p” yazıp “aple” derseniz, İngilizce öğrenme maceranızda küçük ama önemli bir virajı kaçırmış olursunuz. Doğru yazım apple şeklindedir.

Türkçede kelimeyi gördüğümüzde aşağı yukarı okunduğu gibi yazmaya alıştığımız için İngilizce bazen şaşırtıcı olabilir. “Apple” kelimesinin telaffuzu da Türkçedeki “apıl” gibi birebir düşünülmemelidir. Cambridge Dictionary'nin verdiği telaffuz /ˈæp.əl/ şeklindedir.

Yeni başlayanlar için bunu yaklaşık olarak “epıl” ile “apıl” arasında bir ses gibi düşünmek pratik olabilir. Ancak Türkçe karşılığıyla birebir bir telaffuz beklemek yerine İngilizce sesini dinleyerek öğrenmek çok daha sağlıklıdır.

“Apple” Kelimesini Cümlede Nasıl Kullanırız?

Kelimeyi bilmek güzel, fakat İngilizcede asıl mesele kelimeyi cümlenin içine yerleştirebilmektir.

Örneğin:

I have an apple.

Türkçesi:

Bir elmam var.

Burada “apple” kelimesinin önünde an kullanıldığına dikkat edelim.

Başka bir örnek:

I eat an apple every morning.

Türkçesi:

Her sabah bir elma yerim.

Bir başka örnek:

The apple is red.

Elma kırmızı.

Burada the kullanılması ise belirli bir elmadan bahsedildiğini gösterir.

Mesela masanın üzerinde tek bir elma var ve arkadaşınıza onu gösteriyorsunuz:

“The apple is on the table.”

Yani:

“Elma masanın üzerinde.”

Burada artık rastgele herhangi bir elmadan değil, konuşan kişilerin bildiği belirli bir elmadan söz ediyoruz.

İşte İngilizcenin eğlenceli tarafı burada başlıyor. Türkçede “elma” deyip geçiyoruz. İngilizcede ise bazen “bir elma mı, belirli elma mı?” diye küçük bir dil muhasebesi yapıyoruz.

Bir Elma “Apple”, Birden Fazla Elma “Apples”

İngilizcede çoğul yapmak çoğu zaman oldukça pratiktir.

apple → apples

Yani:

one apple = bir elma

two apples = iki elma

three apples = üç elma

Örneğin:

I bought two apples.

“İki elma aldım.”

Burada kelimenin sonuna -s geliyor.

Bu küçük ayrıntı, İngilizce öğrenenlerin başlangıçta sık yaptığı hatalardan biridir. Birden fazla elmadan bahsederken apple yerine apples demek gerekir.

Mutfakta alışveriş yapan birini düşünün. Sepete bir elma koyuyor.

One apple.

Sonra “Bu yetmez” deyip iki tane daha koyuyor.

Three apples.

Sonra fiyat etiketini görüyor.

İşte İngilizce pratiği burada biraz pahalıya patlayabilir.

Erkekler Strateji Kuruyor, Kadınlar İlişki Kuruyor mu?

Dil öğrenirken insanların farklı yöntemleri olduğunu kabul etmek gerekiyor. Burada kadın ve erkekleri kesin kalıplara sokmak yerine, farklı öğrenme karakterlerinden söz etmek daha doğru.

Örneğin Ahmet isimli bir öğrenciyi düşünelim. Ahmet kelime öğrenirken tamamen çözüm odaklı davranıyor.

“Apple nedir?”

“Elma.”

“Nasıl yazılır?”

“A-P-P-L-E.”

“Çoğulu?”

“Apples.”

“Cümle?”

“I eat an apple.”

Ahmet'in zihninde adeta küçük bir operasyon merkezi kurulmuştur. Kelime → yazım → çoğul → cümle.

Sorun çözüldü.

Diğer tarafta Zeynep aynı kelimeyi bir hikâyeyle öğrenmeyi tercih ediyor olabilir.

“Apple neydi?”

“Bir arkadaşımın geçen hafta verdiği elma.”

Bir anda kelime bir anıya bağlanıyor.

Burada mesele “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek değil. Aynı sınıfta stratejik düşünen kadınlar, duygusal bağlarla öğrenen erkekler, görsel öğrenenler, ses üzerinden çalışanlar ve kelimeyi defalarca yazarak öğrenen insanlar olabilir.

Asıl ilginç soru şu:

Bir kelimeyi gerçekten öğrenmek için onu kaç farklı şekilde hayatımıza sokmamız gerekiyor?

Belki de İngilizce öğrenmenin en iyi yolu tek bir yöntem seçmek değil, farklı yöntemleri birleştirmektir.

“Apple” Sadece Meyve Değil

Apple kelimesi yalnızca meyve anlamında kullanılmaz. İngilizcede farklı kalıplarda da karşımıza çıkabilir.

Örneğin:

apple pie

“elmalı turta” anlamına gelir.

Merriam-Webster da “apple-pie” ifadesini ayrı bir kullanım olarak ele alır.

Bir başka ünlü ifade:

the apple of my eye

Bu ifade kelimesi kelimesine çevrildiğinde “gözümün elması” gibi oldukça tuhaf bir görüntü ortaya çıkar. Fakat İngilizcede sevilen, çok değer verilen kişi veya şey anlamında kullanılan bir deyimdir.
 
Üst