PK filmi hangi ülkede çekildi ?

Can

New member
PK Filmi Hangi Ülkede Çekildi? Bir Uzaylının Gözünden Hindistan’dan Belçika’ya Uzanan Hikâye

Bir filmi izledikten sonra “Bu sahne gerçekten nerede çekilmiş?” diye merak edenlerdenim. Hele söz konusu PK olunca bu merak biraz daha farklı bir hâl alıyor. Çünkü filmdeki mekânlar yalnızca arka planda duran güzel görüntüler değil; neredeyse hikâyenin karakterlerinden biri gibi davranıyor.

Geçenlerde filmi yeniden izlerken aklıma şu soru takıldı: PK’nin o sonsuz gibi görünen çölü gerçekten neresi, Jaggu’nun bulunduğu Avrupa şehri hangi ülke ve Delhi’de gördüğümüz sokakların hangileri gerçek?

Araştırdıkça ortaya tek cümleyle anlatılamayacak bir cevap çıktı.

PK, esas olarak Hindistan’da, özellikle Delhi ve Rajasthan bölgelerinde çekildi. Bunun yanında filmin önemli bölümlerinden bazıları Belçika’nın Brugge kentinde çekildi. Kayıtlarda Rajasthan, Delhi, Eski Delhi, Chandni Chowk ve Brugge gibi noktalar açıkça yer alıyor. IMDb+1

Ama asıl ilginç olan, bu şehirlerin filme neden seçildiği.

Hikâyenin Başlangıcı: Çölde Uyandığınız Sabah

Şöyle düşünün.

Bir sabah Rajasthan’ın uçsuz bucaksız çölünde gözlerinizi açıyorsunuz. Üzerinizde dünya hakkında hiçbir bilgi yok. İnsanların neden kıyafet giydiğini bilmiyorsunuz. Para nedir bilmiyorsunuz. Din kavramını bilmiyorsunuz. İnsanların neden farklı tanrılara inandığını anlamıyorsunuz.

Üstelik uzay geminize geri dönmenizi sağlayacak cihazınız da kaybolmuş.

İşte PK karakterinin dünyaya gelişi kabaca böyle bir şaşkınlığın içine bırakılıyor.

Filmin başlangıcındaki bu atmosfer için Rajasthan'ın kullanılması tesadüf gibi görünmüyor. Rajasthan'ın kurak ve geniş coğrafyası, PK'nin dünyaya tamamen yabancı oluşunu görsel olarak güçlendiriyor. Yönetmen Rajkumar Hirani'nin yıllar sonra verdiği bir röportajda, filmin başlangıcının çekildiği Sambhar bölgesine yeniden dönüldüğünden ve Aamir Khan'ın orada çekim günlerini hatırladığından söz etmesi de bu mekânın film açısından önemini gösteriyor. The Times of India

Burada ilginç bir karşıtlık var.

PK başka bir gezegenden geliyor ama ilk karşılaştığı dünya manzarası son derece eski, doğal ve zamansız görünen bir coğrafya.

Sanki film bize daha ilk dakikada şunu söylüyor:

“İnsan uygarlığı ne kadar karmaşık olursa olsun, temel sorular hâlâ aynı.”

Rajasthan: PK'nin Dünyayla İlk Mücadelesi

Rajasthan yalnızca çöl görüntülerinden ibaret değil. Hindistan'ın kuzeybatısında yer alan bu bölge, tarih boyunca krallıklar, ticaret yolları, kaleler ve farklı kültürel geleneklerin kesiştiği önemli bir coğrafya oldu.

Dolayısıyla PK'nin burada dünyayı anlamaya çalışması, filmin toplumsal temasına da hizmet ediyor.

Bir tarafta binlerce yıllık gelenekler var.

Diğer tarafta hiçbir geleneği bilmeyen bir yabancı.

Bu noktada PK'nin soruları komik görünse de aslında oldukça ciddi bir toplumsal eleştiri ortaya çıkıyor. İnsanlar bazı davranışları neden yaptığını sorgulamadan tekrar edebiliyor. Bir gelenek, nesiller boyunca aktarıldığında zaman içinde “doğal” veya “değişmez” kabul edilebiliyor.

PK ise bütün bunlara dışarıdan bakıyor.

İşte filmin en güçlü taraflarından biri burada ortaya çıkıyor: Bazen yabancı birinin sorduğu basit bir soru, içeride yaşayan insanların yıllardır fark etmediği bir çelişkiyi görünür hâle getirebiliyor.

Delhi'ye Geldiğimizde Hikâyenin Ritmi Değişiyor

Sonra hikâye Delhi'ye doğru ilerliyor.

Ve burada çölün sessizliği yerini kalabalığa bırakıyor.

Delhi'nin sokakları, Eski Delhi ve Chandni Chowk gibi bölgeler PK'nin çekimlerinde kullanılan gerçek mekânlar arasında bulunuyor. IMDb'nin çekim yeri kayıtlarında Rajasthan ve Delhi'nin yanı sıra Old Delhi ve Chandni Chowk özellikle belirtiliyor. IMDb

Chandni Chowk'un filme kattığı şey sadece kalabalık değil.

Burası tarih ile modern hayatın yan yana yürüdüğü bir bölge. Dar sokaklar, dükkânlar, ibadet yerleri, ulaşım araçları ve günlük hayatın yoğunluğu, PK'nin insan davranışlarını gözlemlemesi için adeta dev bir laboratuvara dönüşüyor.

PK açısından Delhi bir şehirden çok bir bilmece.

Bir dükkâna giriyor, başka bir yere çıkıyor.

Birine soru soruyor, aldığı cevap başka bir soruya yol açıyor.

Ve burada filmin karakterleri arasındaki farklı düşünme biçimleri de daha belirgin hâle geliyor.

Jaggu ve PK: İki Farklı Bakışın Birbirini Tamamlaması

Jaggu karakterini yalnızca “duygusal kadın karakter” şeklinde okumak bence filme haksızlık olur.

Çünkü Jaggu'nun yaklaşımı daha çok insan ilişkilerini okuyabilme, karşısındaki kişinin niyetini ve duygusunu anlayabilme üzerine kuruluyor. PK ise çoğu zaman doğrudan sonuca ulaşmaya çalışıyor.

Bu noktada erkeklerin daha çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik olduğu şeklindeki basit klişeye düşmemek gerekiyor.

Çünkü PK'nin çözüm arayışı cinsiyetinden değil, yabancı oluşundan kaynaklanıyor. Jaggu'nun insanlarla kurduğu ilişki de yalnızca kadın olmasından değil, yaşadığı deneyimlerden ve insanları dinleme biçiminden geliyor.

Üstelik filmde erkek karakterlerin de empati kurabildiğini, kadın karakterlerin de son derece stratejik kararlar alabildiğini görüyoruz.

Bence burada çıkarılabilecek daha ilginç sonuç şu:

Sorunları çözmek ile insanları anlamak birbirinin alternatifi değildir.

Bir ekipte yalnızca hızlı karar veren insanların olması yeterli olmayabilir.

Yalnızca herkesin duygusunu anlamaya çalışan insanların bulunması da yeterli olmayabilir.

PK'nin dünyasında işe yarayan şey, bu iki yaklaşımın birleşmesi.

Bir tarafta “Sorunu nasıl çözeriz?” sorusu var.

Diğer tarafta “Bu sorundan kim etkileniyor?” sorusu.

İkisini birlikte sorduğunuzda daha sağlıklı bir sonuca ulaşabiliyorsunuz.

Ve Sonra Avrupa: Brugge Sahneye Çıkıyor

Hikâyenin bir başka önemli durağı ise Belçika.

Fakat burada yapılan seçim gerçekten dikkat çekici.

Film ekibi Avrupa'da romantik bir müzik sahnesi için kanalları, taş döşeli sokakları ve etkileyici bir konser salonu atmosferini bir arada bulabilecekleri bir şehir arıyordu. Yönetmen Rajkumar Hirani'nin farklı Avrupa şehirlerini değerlendirmesinin ardından Brugge'de karar kılındığı aktarılıyor. Focus on Belgium+1
 
Üst