Şive Kelimesinin Kökeni Nedir ?

Can

New member
Şive Kelimesinin Kökeni ve Anlamı

Şive kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir kelimedir. Dilin evrimsel sürecinde farklı anlamlar kazanarak günümüze kadar ulaşmış ve günlük dilde de çeşitli biçimlerde kullanılmaktadır. Bu makalede, şive kelimesinin kökeni, tarihsel gelişimi ve dilsel kullanımı ele alınacaktır.

Şive Kelimesinin Kökeni

Şive kelimesinin kökeni, Arapçadaki "şīʾa" kelimesine dayanmaktadır. Bu kelime, "tarz", "duruş" ya da "konuşma biçimi" gibi anlamlar taşır. Arapçadaki bu köken, Türkçeye Arapçadan geçmiş ve zamanla dildeki yerini almıştır. "Şive" kelimesi, dilin biçim ve üslup özelliklerini ifade eden bir sözcük olarak öne çıkmıştır.

Dilsel olarak, şive, konuşma tarzını, aksanı veya bir bölgeye ait özel dil özelliklerini belirtmek için kullanılır. Bu bağlamda, kelimenin zamanla bölgesel ağızlar, aksanlar ve üslup farklılıklarını tanımlamada önemli bir araç haline geldiği söylenebilir.

Şive ile Aksan Arasındaki Farklar

Şive ve aksan kelimeleri sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Ancak bu iki terim arasında dilbilgisel açıdan önemli farklar bulunmaktadır. Şive, bir dilin farklı bölge ve topluluklarda, o bölgenin kültürüne ve tarihine bağlı olarak değişen konuşma biçimlerini ifade eder. Örneğin, Anadolu şivesi, Karadeniz şivesi gibi.

Aksan ise daha çok seslerin ve kelimelerin telaffuzundaki farklılıkları ifade eder. Aksan, bir kişinin dil bilgisi veya kullandığı dilin özelliğinden bağımsız olarak, kişinin coğrafi kökeniyle veya etnik yapısıyla ilişkilidir. Örneğin, bir kişinin İstanbul aksanı ile Adana aksanı arasında sesli harflerin farklı telaffuz edilmesi, aksan farklarını oluşturur.

Bu iki kavram arasındaki temel fark, şivenin bir dilin özelliklerinden ziyade, o dilin belirli bir bölgesindeki toplulukların ortak konuşma tarzını tanımlaması, aksanın ise bireysel bir farkı ya da daha geniş coğrafi bir farkı ifade etmesidir.

Şive Kelimesinin Günlük Dildeki Kullanımı

Günümüzde, şive kelimesi genellikle bir kişinin veya bir bölgenin konuşma biçimini tanımlamak için kullanılır. Özellikle Türkiye’de, bölgesel şiveler oldukça yaygındır. Örneğin, İstanbul şivesi, İzmir şivesi, Karadeniz şivesi gibi. Bu şiveler, yalnızca kelime ve cümle yapısındaki farklılıkları değil, aynı zamanda seslerin ve vurguların da farklı şekilde telaffuz edilmesini ifade eder.

Şive kelimesi, bir kişi veya topluluk hakkında konuşulurken genellikle olumlu veya olumsuz anlamlar taşır. Bazı insanlar, bir şivenin hoş olabileceğini, o bölgenin kültürüne özgü bir özellik taşıdığını savunurken, bazıları şivenin anlaşılabilirliği zorlaştırdığını ve dilin düzgün kullanılmadığını düşünebilir. Bununla birlikte, Türkçede şive, dilin çeşitliliği ve zenginliğini yansıtan önemli bir kültürel unsurdur.

Şive Kelimesinin Edebiyat ve Sanat Dünyasında Kullanımı

Türk edebiyatında, şive kelimesi bazen karakterlerin kişilik özelliklerini vurgulamak amacıyla da kullanılır. Özellikle tiyatro eserlerinde, bir karakterin şivesi, onun kökeni, eğitim durumu veya sosyal statüsü hakkında ipuçları verir. Bu kullanım, karakterin toplum içindeki yerini belirlemek ve izleyiciye karakter hakkında bilgi sağlamak amacıyla sıklıkla tercih edilir.

Türk halk müziği ve halk edebiyatında da şivenin önemli bir yeri vardır. Birçok halk şarkısı, bir bölgenin şivesiyle söylenir ve bu da şarkıların o bölgeyle ilişkilendirilmesine neden olur. Bu durum, şivenin bir topluluğun kültürüne nasıl etki ettiğini ve nasıl şekillendirdiğini gösterir.

Şive Kelimesi ve Sosyal Kimlik

Dil, bir toplumun sosyal yapısının önemli bir yansımasıdır ve şive de bu yapının bir parçasıdır. Bir kişinin şivesi, sadece coğrafi bir yerle değil, aynı zamanda toplumsal sınıf, eğitim düzeyi ve bazen de etnik köken ile doğrudan ilişkilidir. İnsanlar, şive sayesinde bir kişinin ait olduğu coğrafi bölgeyi, kültürel geçmişini ve hatta bazı durumlarda toplumdaki yerini anlayabilirler.

Günümüz toplumlarında, şive bazen insanlar arasında ayrımcılığa yol açabilir. Özellikle büyük şehirlerde, halk arasında bazen farklı şiveler alay konusu olabilir. Bununla birlikte, şive, Türk kültürünün bir zenginliği olarak kabul edilir ve bu çeşitliliğin korunması gerektiği vurgulanır. İnsanların şiveye karşı tutumları, toplumun genel bakış açısını ve dilin nasıl algılandığını da etkileyebilir.

Şive Kelimesinin Tarihsel Gelişimi

Şive kelimesi, Türkçede ilk kez Arapçadan alınan kelimeler arasında yer almış ve zaman içinde geniş bir anlam yelpazesi kazanmıştır. Başlangıçta sadece konuşma tarzını tanımlamak için kullanılırken, ilerleyen zamanlarda özellikle bölgesel farklılıkların ortaya çıkmasıyla birlikte, şive daha spesifik bir anlam kazanmıştır. Bu anlam, zamanla "aksan" ve "diyalekt" gibi kavramlarla da iç içe geçerek dil biliminde önemli bir yer edinmiştir.

Tarihsel olarak, şive kullanımı köken olarak Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanabilir. Osmanlı Türkçesi’nde, farklı bölgelerden gelen insanların bir araya gelmesiyle, çeşitli aksan ve şive çeşitliliği ortaya çıkmıştır. Bu çeşitlilik, imparatorluğun çok uluslu yapısı nedeniyle farklı dillerin, etnik grupların ve kültürel etkileşimlerin bir sonucudur.

Sonuç

Şive kelimesi, hem dil bilimsel hem de kültürel açıdan büyük bir öneme sahiptir. Şive, bir dilin farklı coğrafi bölgelerdeki konuşma biçimlerini, ses özelliklerini ve kültürel izleri yansıtan bir olgudur. Türkçede şive, zamanla sadece aksan ve bölgesel konuşma tarzlarını değil, aynı zamanda sosyal kimlik ve kültürel aidiyetin bir göstergesi haline gelmiştir. Şiveyi anlamak, bir toplumun dilsel çeşitliliğini ve zenginliğini anlamakla eşdeğerdir.
 
Üst